Başkan TOPRAKTAN IV. Uluslararası Ombusmanlık Toplantısına katıldı

02/03/2017

Başkan TOPRAKTAN IV. Uluslararası Ombusmanlık Toplantısına katıldı

Başkan TOPRAKTAN Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde Uluslararası Ombudsmanlık Toplantısına katıldı.

 

 

    

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Türkiye şu an bulunduğu seviyeye çok kolay gelmedi. Seçilmişlerin üzerinde sürekli baskı kuran, elindeki kamu gücünü siyaseti hizaya sokmanın aracı haline getiren bir zihniyetle çarpışarak ülkemize hizmet etmeye çalıştık.

Ülkenin ve vatandaşın menfaatine olacak hizmet ve eser maalesef sistem içine özel olarak yerleştirilmesi vesayet odakları tarafından sabote edildi. Kamuda denetimi, şeffaflığı arttıracak adımlar çeşitli adımlarla engelenmek istendi. Türkiye'nin bugün geldiği noktadan geriye doğru baktığımızda yıllar önce yaşanmış uzak hadiseler gibi görünüyor olabilir. Bilhassa yabancı misafirlerimizin bu hususları anlamakta zorluk çektiğinin de farkındayım. Ama bu yaşadıklarımız sadece 3-5 yıl öncesinin olaylarıdır. Biz dik durmasaydık, elimizi değil gövdemizi taşın altına koymasaydık bu ülkede yapılanların onda birini dahi gerçekleştiremezdik. 

Hamdolsun çabalarımız ve milletimizin güçlü desteği sayesinde de Türkiye bu alanlarda bir dönüşüm geçirdi. Devletle vatandaş arasındaki münasebetin niteliğini de yaşadık. 

Hedeflediğimiz tamamen ulaştığımız iddiasında değilim. Tüm sıkıntılara rağmen hayata geçirdiğimiz reformlar bizi ideallerimize yakınlaştırıyor. 15 Temmuz'da görüldüğü gibi insanımızın devletini canı pahasına sahiplendiği bir iklim oluşturuldu. Bir çete 80 milyonun direnişi sayesinde hezimete uğramıştır. 

FETÖ'nün devlet kurumlarından tasfiyesine çalışıyoruz. Mücadeleyi hukuk içinde sürdüreceğiz. Tüm bunları yaparken eski Türkiye artıklarının kırıntılarıyla da uğraşıyoruz. FETÖ'nün ve vesayet odaklarının kalıntılarının tamamen tasfiye edilmesi ile Türkiye'nin yolu ve bahtı daha da açılacaktır. 

 


 

Mülteci konusu

Göçmenlere insan hakları evrensel beyannamesinin gereği hep birlikte sahip çıkmamız gerekiyordu. Ama duyarlı olunmadığını gördük. Bugün Avrupa ülkeleri başta olmak üzere güncel siyasetin ana konusunu göçmenlerle ilgili atışmalar oluşturuyor. Tartışma güzel ama problemi çözmeye gelince maalesef seyrediliyor. Göç ve mülteciler konusu üst sıralarda yer alıyor olsa da meselenin sadece güvenlik ekseninde tartışıldığını görüyoruz.

Batıdaki belli odaklar özellikle de ırkçı gruplar mülteciler ve terör saldırıları arasında paralellik kurmaya çalışıyor. Ortada bir sebep yokken kimse kendini, evladını, azgın dalgaların ortasına atmaz. Sahil güvenliğimiz son 2 yılda 130 bin göçmeni boğulmaktan kurtardı.

 Biz silahlardan, varil bombalarından kaçan bu insanları evimizde misafir etmeye devam edeceğiz. Bu insani bir görev. Aylan bebekleri ölüme götüren nedenlerin tespitini yapmadan, bu meselenin çözümü için yapılacakları doğru bir şekilde tayin edemeyiz. 

Bu topraklar yüzyıllardır zulümden kaçanlar için güvenli bir liman oldu. Burası göze sezdirmeden gözyaşı silen dostların ülkesidir. 

 Ege'de can kayıplarını önledik. Düzensiz göçü engelleyerek göçmen kaçakçılığı zincirini kırdık. Harcamalarımız 26 milyar doları buldu. Gelişmiş ülkeler Türkiye'nin çabalarının 10'da birini göstermedi. 

Ülkemizin yıllardır dile getirdiği terörden arındırılmış güvenli bölge teklifi duymazdan gelindi. 

 Ne yazık ki PYD'ye, YPG'ye, DEAŞ'a silah desteği veren bu güçler... Hepsinin elimizde belgesi var. DEAŞ'la mücadeleyi veren bizi ama Batı, Türkiye DEAŞ'a destek veriyor diyor. Biz Suriye'de şehit verdik. Ama biz Suriye'de 3 bini aşkın DEAŞ'lıyı öldürdük. Buna da devam edeceğiz.

 DEAŞ'ın İslam'la yakından uzaktan ilgisi yoktur. Tamamen İslam dışı bir örgüttür. Bazı dostlar, 'Radikal İslam' diyor. Kimse İslam ile terörü yan yana getirmesin. İslam; barıştır.

Küreselleşen dünyada kaderimiz ve kederimiz ortaktırk. Sorunlar görmezden gelinerek çözülemez. 

Akdeniz'in 10 binlerce mültecinin bedenini yutan dev bir kabristana dönüşmesini engelleyecek çözümler ortadadır.